Bir aile atölyesinden markaya
iXS'in hikâyesi 1906 yılında, İsviçre'nin Wolhusen kasabasında başladı. Christian Hostettler’in burada kurduğu küçük motosiklet ve bisiklet atölyesi, nesiller boyunca gelişerek Hostettler ailesinin yıllar içinde motosiklet satışı ve servisi alanında faaliyet göstermesine uzanan bir hikâyenin başlangıcı oldu. 1968 yılında Yamaha’nın İsviçre distribütörlüğünü üstlenmesi, ailenin sektördeki konumunu daha da güçlendirdi.
1979 yılına gelindiğinde Hostettler ailesi, yalnızca motosiklet satışıyla yetinmeyip kendi koruyucu giyim markasını kurmaya karar verdi. O dönemde piyasadaki ekipmanlar, özellikle deri yarış tulumları, daha çok tasarım ve görünüm odaklıyken koruma konusu ikinci planda kalıyordu. Hostettler ailesi, sektörü yakından tanıdığı için bu eksikliği görerek kendi markasını yaratmaya karar verdi: iXS.
iXS, bir ofiste tasarlanıp geliştirilen bir markadan ziyade, doğrudan motosiklet dünyasının içinden doğdu. Onlarca yıl motosikletle iç içe olan ve sürücülerin ihtiyaçlarını yakından tanıyan Hostettler ailesinin birikimi, markanın temelini oluşturdu. Bu bağ, kuruluşundan itibaren yarış dünyasıyla kurulan ilişkilerle de sürdürüldü. iXS, motosiklet yarışlarına sponsor oldu; Tom Lüthi ve Dominique Aegerter gibi sporcuları destekledi. Bugün ise MotoGP'den downhill'e uzanan geniş bir sporcu kadrosuyla iş birliklerini sürdürüyor.
iXS neyi önemsiyor
iXS'in markayı özetleyen bir sözü var: "We commit to protect. You commit to ride." Bu, Türkçede "biz korumayı üstleniyoruz, sen sürmeye devam et" anlamına geliyor.
Bu söz, üç temel yaklaşımı özetliyor. Marka her şeyi önce koruma üzerinden düşünüyor, son yıllarda özellikle airbag uyumlu ürünlere ağırlık veriyor. Ürünler sadece korumak için değil, yarış ve yüksek tempolu kullanım için de tasarlanıyor. Ürün geliştirme hâlâ Sursee'de yapılıyor ve Hostettler ailesinin yüz yılı aşan deneyimi bu işin arkasında duruyor.
“iXS’i üç kelimeyle özetlemek gerekirse: güvenlik, performans ve İsviçre mühendisliği.”
iXS'i benzer markalardan ayıran temel unsur, ürünlerin gerçek sürücüler tarafından, gerçek sürüş koşullarında geliştirilmesi. Ayrıca öncü olduğu bir alan da var: airbag teknolojisi. Dünyanın ilk "100% Airbag Ready" vaadini veren markalardan biri olarak, bu konuda Alpinestars, Dainese, Held gibi büyük isimlerin önünde yer almaya çalışıyor.
İki patentli çözüm
iXS, yenilikçiliğini patentli teknolojileriyle somutlaştırıyor.
Seam Slider (Patent No: 3797619) Bu teknolojinin çıkış noktası, düşüş sırasında kıyafetin en zayıf noktasının kumaştan çok dikişler olması. Asfalt aşınması dikişe ulaştığında koruma orada bitiyor. Seam Slider, bu noktayı dikişin içine entegre edilen bir koruma elemanıyla güçlendiriyor; düşüş anında otomatik devreye giriyor ve dikiş bütünlüğünü koruyor.
iMCS – iXS Manyetik Bağlantı Sistemi (Patent No: 3788897) Bu sistem, Fidlock manyetik bağlantılarla ceket ve pantolonu tek parça hâline getiriyor. Amacı, düşüş anında bel bölgesinin sıyrılmasını önlemek. İki ayrı ayar alanı sayesinde bel genişliği 23 cm'e kadar ayarlanabiliyor.
Bunlara ek olarak ceketlerde Self-Connect manyetik ön fermuar kullanılıyor. Eldivenle ya da karanlıkta bile hızlıca kapatılabiliyor, standart bir fermuar kadar dayanıklı, ama kullanımı çok daha kolay.
Katman katman koruma: Skin Prensibi
iXS'in katmanlı giyim anlayışı; Skin Prensibi, farklı hava ve sürüş koşullarına göre katmanların değiştirilebilmesine dayanıyor.
Sistem üç katmandan oluşuyor. En içte, cilde temas eden ve nemi uzaklaştıran İklim Katmanı var; vücut ısınızı dengeleyen bu baz katman sizi kuru tutuyor. Ortada, soğuk havalarda gereken termal korumayı sağlayan Yalıtım Katmanı yer alıyor; rüzgâr dirençli modelleri tercih etmek bu katmanda daha da faydalı oluyor. En dışta ise GORE-TEX® ve solto-TEX® ceket ve pantolonlardan oluşan Moto Katmanı var; bu katman %100 su geçirmezlik ve yüksek nefes alabilirlik sağlıyor.
Bu üç katman ayrı ayrı da kullanılabiliyor, bir arada da. Bu katmanların birlikte kullanılmasıyla oluşan X-FIT sistemi, iXS'in koruma ve konfor yaklaşımını bir araya getiriyor.
Malzemenin perde arkası
Bu yaklaşımda kullanılan malzemeler de airbag uyumluluğundan dayanıklılığa kadar farklı ihtiyaçlara göre geliştiriliyor.
X-Stretch kumaş, airbag'in ceket altında tam olarak açılabilmesi için gereken esneme payını sağlıyor; bu yüzden tasarımlarda esnekliği azaltabilecek gereksiz dikiş ya da fermuardan kaçınılıyor. E.C.I. teknolojisi ise üç işlevi bir araya getiriyor: enerji dağılımı (darbe etkisini azaltmak), soğutma (vücut ısısını dengelemek) ve yalıtım (gerektiğinde ısıyı korumak). T.O.S. – Teknik Dış Kabuk ise doğal liflerden üretiliyor; yüksek yırtılma direnci, aşınma ve UV dayanımı sunuyor, 70°C'ye kadar ısıya ve -40°C'ye kadar soğuğa dayanabiliyor.
Airbag tarafında da somut bir ürün var: In&motion iş birliğiyle geliştirilen iXS Ipro 1.0 Airbag Yeleği. Bir kazayı algılayıp 60 milisaniyeden kısa sürede şişiyor; yani göz açıp kapayıncaya kadar geçen süreden bile kısa. Sadece 1,4 kg ağırlığında, CE sertifikalı ekipmanların altında giyilebilecek şekilde tasarlanmış, 3 beden tüm vücut tiplerine uyum sağlıyor. İsteğe bağlı kontrol ünitesiyle telefon üzerinden yönetilebiliyor, 3 farklı sürüş modu sunuyor, 30 saat pil ömrüne sahip.
Airbag teknolojisinin iXS için neden önemli olduğu, güvenlik ekipmanlarının geçirdiği dönüşümde de görülüyor. 1970'li ve 1980'li yıllarda Avrupa genelinde yürürlüğe giren zorunlu kask yasaları, ölümcül kafa yaralanmalarında yaklaşık %70 oranında düşüş sağladı. Airbag teknolojisi de benzer bir potansiyel taşıyor. Hâlihazırda FIM yarışlarında zorunlu olan airbag teknolojisi, göğüs kafesi, omurga ve karın bölgesindeki ölümcül yaralanmaları yaklaşık %41 oranında azaltıyor. iXS, tıpkı kasklarda olduğu gibi airbaglerin de bir gün genel kullanımda zorunlu hâle geleceğine inanıyor ve ürünlerini buna göre geliştiriyor.
iXS bugün de koruyucu ekipman teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Koruyucu ekipman teknolojilerinde öncü olmak, airbag konusunda liderliği sürdürmek, motosiklet ve dağ bisikleti segmentlerinde premium markalar arasında yer almak ve yarış sporlarından gelen bilgiyi günlük kullanıcıya taşımak. Bunun yanında global temsilciliğini büyütmeye de devam ediyor.
Markanın sürücülere söylediği şey aslında hep aynı: "We commit to protect. You commit to ride." Biz korumayı üstleniyoruz, siz sürmeye devam edin.
